Sigara İçmenin Faydaları

Thank you for smoking
Yıllardır sigaranın zararları insanlara yazılarla, resimlerle, eğitici filmlerle falan anlatılmaya çalışıldı. Sigara şöyle öldürür, böyle öldürür, seni de öldürür, yanındakini de öldürür, çoluğu da öldürür, çocuğu da öldürür. Tamam öldürür, sakat bırakır falan ama hiç mi faydası yok bunun?

İşte size her biri sizi sigaraya başlatabilecek derecedeki sigaranın on faydası:

1-Parfüm derdinizi bitirir: Hoşunuza giden bir parfüm bulma, o parfüme bir yığın para verme ve her gün parfüm sıkma dertlerinizi yokeder. Günde sadece bir paket sigara içerek o eşsiz sigara kokusunu gün boyu üzerinizde taşıyabilirsiniz.

2-Diş bakımından kurtarır: Dişlerinizi temiz tutma ve beyazlatma derdinden kurtarır çünkü ne yaparsanız yapın, sigaranın verdiği o sarı rengi geçmez.

3-Soğuk havalarda zinde kalmanızı sağlar: Son değişen kanunlarla birlikte artık kapalı mekanlarda sigara içmek tamamen yasak. Bu yüzden kış aylarında ne zaman sigara içmek isteseniz dışarıya yani soğuk havaya çıkmak durumundasınız. Böylece her sigara içtiğinizde üzerinizdeki sıcak-havasız-kapalı mekanların verdiği uyuşukluğu atıp canlanacaksınız.

4-Tasarruf alışkanlığı kazandırır: Maddi olarak sıkışık olsanız da düzenli olarak sigaraya para ayırabilmek için tasarruf yapmanız gerekir. Böylece bir çok insanın zorlayıp da kazanamadığı tasarruf alışkanlığını kazanmış olursunuz.

5-Evinize renk katar: Evinizdeki eşyaların, mobilyaların ve perdelerin ömrünü yarıya düşürerek sizi yeni şeyler alıp değişiklik yapmaya zorlar. Her ne kadar çoğu insan değişikliği sevmese de, değişiklik hayatınıza renk katar.

6-Maç yaparken koşma derdinden kurtarır: Kabul edelim kimse maç yaparken koşmayı sevmez, zorunluluktan koşar. Ama düzenli olarak sigara içerseniz sürekli koşma derdinden kurtulursunuz çünkü isteseniz de koşamazsınız.

7-Orman yangınlarını azaltır: Sigara içen insan, sigarasını atmadan önce söndürmeyi alışkanlık haline getirir. Ağaçlık bir yerde yapılmış bir pikniğin ardından çıkabilecek bir çok olası yangın bu alışkanlık sayesinde önlenir. Sigara içmeyen insan ateşi söndürmeyi unutabilir ama içen unutmaz. gelecekten gelen ömer: hadi lan sen de, o kadar sigaradan orman yangını çıkıyo ya

8-Yaşamınızı kısaltır: İnsanlar çok yaşamak isterler ama çok yaşayınca da keşke az yaşasaydım derler. Kabul edelim gençken yaşamak güzel ama 50den sonra bütün zevki kaçıyor. Bin tane hastalık, güçsüz vücut, körelmiş duyular… Ama erken yaşta başlayıp düzenli olarak sigara içerseniz hayatınız oldukça kısalır ve bu sıkıntıları yaşamazsınız.

9-İnsanlara hayır diyebilmenizi sağlar: Birçok insan birisi ondan bir şey istediğinde kolay kolay hayır diyemez. Ama sigara içtiğinizde o kadar çok insan sizden sigara isteyecektir ki sonunda hayır demeyi öğreneceksiniz.

10-Bir şeyin senin için ne kadar değerli olabileceğini gösterir: Sigara satan dükkanların kapandığı bir saatte, elinde kalan son sigara senin için gollumun yüzüğe verdiği değer kadar değerlidir. Zamanla onu sevmeyi ve korumayı öğrenirsin çünkü o anda o senin için paha biçilmezdir.

Beyin Devir Sayısı (BDS)

beyin devir sayısı

Uzun zamandır teori yazmamıştım. Bu “beyin devir sayısı” uzun zamandır aklımda olan, daha doğrusu kenara ilerde yazarım diye not ettiğim bir teoriydi. Bu sefer bu teoriyi açıklarken farklı bir yol izleyip soru cevap şeklinde anlatacağım size bu teoriyi.

Beyin devir sayısı (BDS) nedir?

Beyin devir sayısı (BDS), insan beynini bir makine gibi varsayıp birim zamanda gerçekleştirdiği düşünce/işlem sayısını yani beyin hızını göreceli olarak tanımlamamıza yarayan bir kavramdır. Tabi ki düşünceler sayılarla hesaplanamayacağı için sayı ile belirtilemez. İki halin birbiriyle karşılaştırılması şeklinde olur.

İki insanın BDS’si kıyaslanabilir mi? Ya da hayvanlarla insanlarınki?

Hayır kıyaslanamaz. Çünkü BDS kişiye has bir şeydir. Sadece aynı kişinin iki farklı durumdaki BDS’sinin karşılaştırılması mümkündür. Bu da sadece kişinin kendisi tarafından yapılabilir. Dolayısıyla da kıyaslanamaz.

BDS nelerden etkilenir?

BDS bir çok etkenden etkilenir. Bunlar sayılamayacak kadar çoktur. Kişinin morali, kişinin açlık seviyesi ve saatin kaç olduğu bu etkenlerin en önemlilerine örnektir. Mesela çoğu insan morali bozukken girdiği sınavlardan kötü not alır veya çoğu insan karnı açken işine odaklanamaz. İşte bunlar BDS’nin düştüğü durumlardır.

Peki BDS neleri etkiler?

Düşünmenin gerektiği zamanlarda BDS devreye girer. Yani hayatın her anı diyebiliriz. Bazen bir işi yapabilmek için gerekli BDS seviyesine çıkılmazsa kişi o işi yapamaz. O işe başlayabilmek için kişinin BDS’sini arttırması gerekir. Benzer şekilde BDS’nin düşük olduğu anlarda kazalar ve hatalar meydana gelmeye başlar. Mesela araba sürerken BDS’nin düşmesi sonucunda otomatik olarak bazı şeylere dikkat etmeme durumu başlar çünkü beynin o anki hızı herşeyi kontrol etmeye yetmez. Sonucunda da kontrol edilmeyen şeylerden (aynalara düzenli olarak bakmak gibi) dolayı kazalar meydana gelir.

BDS’yi arttırmaya yarayan maddeler var mıdır?

Burada yanılgıya düşmemek lazım. Mesela kişinin hoşuna gidecek besinler alması BDS’yi arttırır ama bu durumda BDS’nin artma sebebi moralin yükselmiş olmasıdır. Ama bu maddeler ilaç olarak işe yaramazlar çünkü süreklilikleri yoktur. İlaç olarak ise BDS’nin düşmesine engel olan duyguların (sıkılma, üzülme gibi) bloke edilmesini sağlayacak maddelerin üretimiyle alakalı şu anda birçok araştırma yapılmaktadır. Ama bu araştırmalar aynı zamanda birçok tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Kimileri üretilecek maddenin iş ortamında verimliliği arttırmak gibi birçok fayda sağlayacak olmasından ötürü araştırmalara destek verirken; kimileri de bu maddelerin insanları insan yapan duygularını yok edeceğinden dolayı karşı çıkmaktadır.

Peki siz bu tartışmanın hangi tarafında yer alıyorsunuz?

Ben bu araştırmalara karşı çıkmaktayım. Üretilecek maddelerin kullanımının bizi birer robotdan farksız bırakacağını düşünüyorum. Bir sınıf düşünün, öğretmenin ve bütün öğrencilerin duygularının yokedildiği bir sınıf. Herkes tabiri caizse put gibi oturup öğretmeni dinlerdi. Evet şüphesiz çok daha verimli bir ders işlenirdi ama ortada insanlık kalmazdı, hepsi birer robot olurlardı. Tabi bu tartışmaların geniş çapta yapılmasının yersiz olduğunu düşünüyorum. Bu maddelerin üretimi gerçekleştikten sonra tartışılması gereken bir konu bu bence.

Ömer’in Notu: Başlarda harbi harbi teoriydi ama sonra bi baktım bilim-kurguya dalmışım.

Of nası bi saçmasapan kafa yapım var ya???

Proudly powered by WordPress
Theme: Esquire by Matthew Buchanan.