Yol Maceraları III: Patlayıcılar C-4 mü?

Geçenlerde facebookta poker oynarken Miami’de iktisat masterı yapan bir Türk’le tanıştım. Konuşuyorduk, konu krize geldi. “Burada hiç öyle kriz havası yok” dedi. Hatta krizden haberi olmayan insanların bile olduğunu söyledi. Düşündüm krizin çıkış yeri olan Amerika’da işler böyleyken, Türkiye’de biz niye krizle bu kadar içli dışlıyız? Cevabı basit, meraklıyız. Bu yüzden de televizyonda sürekli soru işaretiyle biten haber başlıkları oluyor. Kriz Türkiye’yi etkiler mi? AKP oy kaybeder mi? Ya da biraz önce otobüste haberlerde gözüme çarpan “Patlayıcılar C-4 mü?” gibi.

Gün doğmuş, adamın biri polisi aramış, “Ergenekoncular şuraya cephane gömmüş” demiş. Polis de askeriyeyle birleşip kazmış ve hakikaten de silahlara, patlayıcılara falan ulaşmışlar. Sonra da bi kaç rütbeli emekli askeri gözaltına almışlar. Hikaye bu kısaca. Ama sen sonra niye bu haberden sonra, “Patlayıcılar C-4 mü?” diye haber yaparsın? Bunun da müşterisi var çünkü, hem de çok. İşte biz bu kadar meraklıyız. 2. haber olarak bu haberi koydurtabilecek kadar. Ey Türkiye sana ne C-4 se, sana mı patlayacak sanki. Kurtulmak lazım bu meraktan.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Yol Maceraları-II: Kim Yalan Söylüyor?

Küçüklüğümden beri calgon reklamlarında beyaz önlüklü uzman isimli adamlar gördüm. Hepsi “calgon kullan, makineni öldürme” temalı bir şeyler söylediler. Bu “kireç sökücüye para harcama” diyen deterjan reklamları çıktıktan sonra calgon reklamlarının ana sözü “Her yıkamada calgon kullan, makineni öldürme” oldu. Hangisi haklı olaylarına girmeyeceğim. Benim işim değil. (henüz) Parmak basmak istediğim nokta, yıllardır 70 milyonun izlediği televizyonda, Kemal Kılıçdaroğlu vs. Mehmet Mir Fırat tarzı bir kapışma sürüp gidiyor. Biri Nil’in suyuyla, süpermatik deterjanla bile yıkasan yine calgon kullan, yoksa makine çöpe diyor. Diğeri ise kireç nehrinde de yıkasan sana omo yeter, paranı kireç çözücüye harcama, gel o parayla biraz daha omo al diyor.

Peki, kim yalan söylüyor? Calgon mu, omo mu? Yoksa Makine markaları mı? Bir komplo teorisi yazayım ayaküstü. Ya makine üreticileri de karar veremediyse. Uzmanları arasında görüş ayrılığı vardır belki. Bir uzman calgon derken diğeri omo diyor olamaz mı? Belki kendi aralarında omocu ve calgoncu olarak ikiye ayrılmışlardır. Neyse daha fazla uzatmaya gerek yok. Calgon batmıyorsa, omo hala satıyorsa demek ki daha bu muhabbet sürer.

Yine bayağı döktürdüm herhalde.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Yol Maceraları-I: Acaba?

Baktım yaklaşık bir aydır bloga bir şey yazmamışım. Sebebi sadece sınavlar değildi, benim de tembelliğim bir etkendi tabi ki. Neyse dedim kesin bu otobüs yolculukları ilham veriyordur adama, aldım defter kalemi atladım otobüse, ver elini Adana. Yanlış anlaşılmasın Adana’ya yazı yazmak için gitmedim. Neyse, giderken 3 tane yazı yazdım. Bu birazdan okuyacağınız ilki. Diğerlerini de yakın zamanda ekleyeceğim.

İyi Okumalar

Acaba?

Fener’in Türkiye Kupası’nı kaldırdığını hatırlayan çok insan yok şu ülkede. (Genç bir ülkeyiz ne de olsa) Bunu başarabilmek için, en azından 35-40 yaşında olmak lazım. Ben değilim. Olan pek arkadaşım da yok. Ama insan merak ediyor, nereye kadar sürecek bu?

Gerek grup statüsünün gelişinden önce gerek sonra, Türkiye Kupası biz taraftarların gözünden çok değerli bir kupa olamadı. Aynısı takımlar için de geçerli diyebiliriz. Tamam, her büyük takım lige, her dalda başarıyı hedefleyerek başlıyor ama ne zaman ki “Lig-Türkiye Kupası-Avrupa” üçgeninde sıkışsalar, en az önem verdikleri hep Türkiye Kupası oluyor. Bu yüzden olsa gerek, Türkiye’nin –benim gözümde– rakiplerinin bir adım önünde, en iyi 2. takımı olan Fener’in son Türkiye Kupası’nı 25 yıl önce kaldırmış olması. Ama vakti geldi mi acaba?

Ben bu yazıyı yazarken, Fener Sivasspor’u eleyip finale yükselmişti. Rakibi de büyük ihtimalle Ankaraspor’u geçecek olan Beşiktaş olacak. (Gelecekten gelen ses: oldu zaten!) Peki, bu sene, 25 yıl aradan sonra Fener alabilecek mi kupayı? Bence hayır. Neden mi? Cevabı basit. Bir, adamlar Beşiktaşlılarla mukayese edildiğinde bayağı kötü oynuyorlar, iki, üstüne bi de Fener forması giyiyorlar. Yılların laneti var üzerlerinde.

Normalde bu tip yorumlar maç günü falan yapılır ama ben kendime güveniyorum. Bu şartlar altında, Türkiye Kupası’nı Beşiktaş-Ankaraspor eşleşmesinin galibi alır.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Proudly powered by WordPress
Theme: Esquire by Matthew Buchanan.